themis portia - uludağ sözlük
  • izmirlilerin oruç tutmaması

    46.
    izmirliler hakkında genelleme yapmayı seven ve allahla kul arasına girerek insanları yargılama ve kıyafetlerinden oruçlarına kadar karışma lüksünü kendilerinde bulabilen şahısların yanlış tespitidir. anam gibi ibadetlerini yerine getirmeye çalışıp namazını kılarak orucunu tutan insanlara saygısızlıktır bu, onları yok saymaktır. ayıptır, iki taraf da birbirini kışkırtmasın, bari ramazan ayında yapmayın.
    #36761386 :)
  • gecenin duvar yazısı

    3194.
    *
    #36754683 :)
  • erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer

    89.
    #36751899 :)
  • erkeğin orospusu yoktur kaşar kız vardır

    3.
    kısmen yanlış tespittir. maalesef günümüzde erkek orospuları onları da geçti.
    #36749624 :)
  • antideprasan kullanan kişilerin sıkıntıları

    27.
    kimine göre maddi kimine göre de manevi sıkıntılardır.

    17-20 yaş arası hayatımda biri vardı, sevgilim değildi ama seks manyağı biriydi fakat o zamanlar ne bok olduğunu bilmiyordum, oyaladı, toyluğumdan yararlanıp oynadı ama bir kere bile görüşmedim, onu beklerken üniversite için 1 sene kaybım oldu, ne mal olduğunu öğrendiğim gün tarafından iftiraya uğradım ve psikolojim çöktü. yıllar sonra haberini aldığımda, inanmadığı allah'ın kendisini baya bi yalnız bırakarak çarptığını öğrendim o yüzden dokunmadım. her neyse bütün bu yıkıntılarla kendim başa çıkmaya çalıştım derken internette dolaşıyordum bir siteye üye oldum ve bir süre sonra biriyle tanıştım, o sırada duygusal boşluktaydım bu herif gözüme bir melek gibi geldi sanki çölde su bulmuş gibiydim zira çocukluk arkadaşlarım işinde gücündeydi artık ve etrafımda kimse yoktu derdimi anlatabileceğim, ailemle de paylaşamıyordum hiçbir şeyimi çünkü ailevi sorunlarımız da vardı. annemin derdi kendine yeterdi zira hem babama, hem bize, hem de eve bakıyordu, ablamla konuşmuyorduk, kuzenlerimle de o kadar yakın değildik, kardeşim zaten daha ergendi.

    22-23 yaşıma kadar ''kankam'' dediğim sevde ile beraber ayrı ayrı illerde olmak üzere uzakta da olsalar bana destek olarak dost oldular. babam önceleri böbrek ve şeker hastasıydı yürümekte zorluk çekiyor sık sık acillik oluyordu, daha sonra yatağa bağımlı bir hasta oldu, artık hiç kimseyi hatırlamıyordu ve felç geçirdi konuşamaz hâle geldi ama aynı zamanda da hafta içi 3 gün ambulansla diyalize gidiyor. ne var ne yok bütün derdimi ''dost'' olarak gördüğüm kişiyle paylaşıyordum, bütün yavşaklıklarını görmezden geliyordum, o da işsiz kalmıştı dertlerine ortak olmaya çalışıyordum zira artık canımdan da öteydi sanki ama o beni görmediği için haklı olarak fazla güvenemiyordu. Ona duyduğum sevgi başkaydı, aşk değildi, saygı da duyuyordum ve bi o kadar da değer veriyordum, 1 kelimesi bile benim için önemliydi çünkü zor günlerimde yanımda olduğunu hissettirmişti, sevde ne ise o da oydu benim gözümde. bu iyiliğini asla unutmam ne olursa olsun bunun yeri ayrı ve zaten bunun hatrına da bana ve hayatıma ne yaparsa yapsın, ne yaşatırsa yaşatsın, ne kendisine ne sevdiklerine ne de hayatına hiçbir zararım dokunmadı, sadece kinimi yazarak akıttım. o kadar içten ve koruyucuydu ki, inandım ve güvendim, taa ki canımın içi gibi sevdiğimi söyleyene kadar, o günden sonra ne olduysa oldu, görmezden gelmeye başladı, izmir'den sevgili yaptı ayrıldı.

    ve bir kötü sözümle en ufak bir hatamda sildi, zaaflarımı kullandı, savunmasızlığımdan ve çaresizliğimden faydalandı. o günlerde yine izmirli olan son sevgilisi yani şimdiki eşi ile birlik oldu ve arkamdan işler çevrildi, oyunlar oynandı, sağlam bi kazık yedim, dillere düşürüldüm, adım orospuya çıktı, tanımadığım insanlar tarafından ismimin kötü bir şekilde anıldığını duymaya başladım, alaya alındım, özel hayatım ve ''sır gibi saklayacağım'' dediğim bu durum başkalarının ağzında geziyordu, bir hakaretime karşılık kadın olmasam hayatımı si*ebileceğini söyledi, bana sorsalar geçmişim hakkında ve benim hakkımda öğrenebilecekleri bilgileri başkalarından almak için uğraştılar, fiziksel özelliklerimle dalga geçildi, ölümle tehdit edildim ve akabinde ikinci hakaretime karşılık da ikisi birlikte yiyemeyeceğim şeyin altına yatmamam gerektiğini söylediler, ruh sağlığım iyice kötüye gidiyordu farkındaydım. Buna bağlı olarak büyük bir yalan söyledim ama yine de psikoloğa dahi gitmemiştim zira ilaç kullanmak istemedim ve o sıralar işsizdim de turist rehberliğini yeni bitirmiş sayılırdım, hatta bitireceğime yakın okulu bırakmayı bile düşünmüştüm. her şeye rağmen düştüğünde uzattığım elimi her seferinde tekmelerle geri çevirdi ve üstüne 1-2 senem de böyle kayboldu, delirecek gibiydim kimseden yardım alamadım iyice içime kapandım. arada sevde ile dertleşiyordum, çoğu zaman o da müsait olmuyordu. kimseye güvenim kalmamıştı zira yaralamadı yaşarken ölü gibi gezmeme sebep oldu, yani dediğini yaptı ve hayatımın en güzel dönemlerini mahvettiler. hiçbir şey olmamış gibi ve kötülükte zirveye oynamamışlar gibi de iyilik meleği rollerinde hayatlarına devam ettiler.

    babam daha da ağırlaştı, daha sonra anneme ''kanser'' teşhisi kondu ve annem ameliyat olduktan sonra hastaneden çıkıp iyileşene kadar evin bütün işleri, kardeşim ve babamın bakımı bana kaldı. korkularım, endişelerim, kaygılarım arttı ama uzun bi süre ailemle ilgilendim. o kadar kin besliyordum ki o iki şerefsize senelerimi çaldılar beni insanlıktan çıkardılar diye günlerim boş boş geçmeye başladı, herkes rahat ve kaygısız bir insan olduğumu söyleyip duruyordu. ne kadar laf yiyiyorsam, ne yaşıyorsam hepsini içime atıyordum, içimde yaşıyordum, yaşadıklarımı dışarıya yansıtmamak için kırk takla atıyordum, taş kesildim. sabahlara kadar uyumuyordum, günde 2 paket sigarayı bitiriyordum, göz pınarlarım kurumuştu, sesim soluğum kesilmişti artık. insanlarla iletişimimi keserek kendimi yalnızlaştırdım zira o süre zarfında da kafa tuttuğum 2 erkekten daha ölüm tehditleri alıyordum, bunlardan biri tarafından da şiddet gördüm ve tacize uğradım, bu olaydan sonra daha da kapattım kendimi dışarıya karşı. kilo almaya başladım, o zamanlar vertigo ataklarım da sık sık tekrarlıyordu kendini, hastanede tanıştığım bir adam bana baya destek oldu ama o da bırakınca kendimi artık manisaya götürüp bırakacaktım. ve o zamanlar daha feminist olduğumdan haberim bile yoktu, kendimi ve haklarımı savunamıyordum.

    oryantale merak sardım, işe girdim bi süre çalıştım kafamı işlere verdim, birkaç ülke gezdim, kendi kendimi mutlu edip kendi kendime yetmeye çalıştım ve çareyi hukuk okumakta buldum sandım ama yine iyileşememiştim fark ettim ve o zamanlarda eşimle tanıştım. ülkeye dönmek zorunda kaldım yine aynı sorunlar baş gösterdi. bu sefer daha kötü oldum, en ufak bir sıkıntıda ve üzüntüde acillik olmaya ve strese gelememeye başladım, şeker hastalığı ve tansiyon çıktı, doktor dikkat etmezsem böbrek hastası olabileceğimi söyledi. sonunda da doktorum sayesinde annem fark etti, beni kardeşimin psikiyatri doktoruna gönderdi, ''anksiyete'' olduğunu öğrendim. ''milletin ne derdi var seninki de dert mi kendin aşmaya çalış'' dedim yine önemsemedim ama annemin zoruyla önemsemek zorunda kaldım.

    o gün bugündür ilaçlarla ayakta duruyorum yani biraz işe yaradılar fakat yine de ''keşke bunları yaşamasaydım da o ilaçları kullanmasaydım'' diyorum zira bağımlı hâle getiriyorlar insanı, ağlamayı zorlaştırıyorlar yani rahatlayamıyorsunuz, zaman mekan dinlemeden uyku yapıyorlar, baş ağrısı yapıyorlar ve daha bir sürü ciddi sıkıntılara yol açanları var, üstüne üstlük işe yaramayanları da var. ama her şeyden önce benim en büyük destekçim ilaçlar değil, bana iki melek evlat veren ve huzurlu/mutlu bir yaşama sahip olmam için elinden gelenin fazlasını yapan can yoldaşım eşimdi. yani ne olursa olsun bu dönemlerde ilaçlara yüklenmek yerine ruh sağlığınızı tehdit eden insanlardan uzak durun ve daha bunu hissetmeye başladığınız an eğer mümkünse manevi destek alın.
    #36745274 :)
  • 2 broke girls

    151.
    erkeklerin bazılarının max karakterine can veren kat dennings'in göğüsleri için izlediği dizi iken cinsiyetçi, seksist ve ırkçı esprilerine rağmen komik karakterleri ile eğlenceli bulunan bir dizi idi. özellikle max'in eril cinse ince ince giydirmesinden ve o göndermelerinden dolayı da izleyeni fazlaydı. sürekli takip ettiğim bir dizi yok ama işten güçten bunalıp arada izlerdim, genel olarak bakıldığında vakit geçirmelik bir dizi. sadece uzun zamandır izlemedim zira kadınlardan çok erkeklere hitap eder gibiydi. en son da cbs ile yollarını ayırdığını okumuştum bir sitede.
    #36742806 :)
  • kişiliğe önem veren kadın yoktur

    5.
    genelleme içeren ama kısmen de doğru tespit. şöyle ki; nasıl ki bazı erkekler için kişilik değil güzellik önemliyse erkeğin parasına ve vücuduna tapan kadınlar da var işte bunlar kişiliğe önem vermeyebilir. hani diyorsunuz ya ''ruhlar aleminde yaşamıyoruz'' yani kendinizden pay biçin. zamanında ''ruh orospusu'' olarak anılan kadınları sırf güzel olduğu için yanlarında ''eşim ya da sevgilim'' diye gezdirebilen erkekler de kişiliğe önem vermiyor demektir. ama fakirlik ayrı bir mevzu, gönül fakirliğe bakmaz, sadece işin içinde aşk yoksa bakabilir. fakat bana göre kişilik önce gelir, belki ruhlar aleminde yaşıyorum orasını bilemem; vücut yapan yakışıklı ama beyni olmayan, mahalle kabadayısı kılıklı kişiliksiz ve yavşaklıkta zirve yapmış arkasından da ''şerefsiz'' olarak anılan birini aşık dahi olsam da ben yanımda ''kocam'' diye gezdirmezdim.
    #36741510 :)
  • sözlük yazarlarının oruç tutmama nedenleri

    8.
    kişiye göre değişen sebeplerdir. allah'a şirk koşup millete ''kafir'' diyebilenlere de biraz dert olmuşlar. bu mübarek günde günaha girmeyeydin iyiydi. hamileliğin daha ilk 3 ayında olduğumuz için de sorun yaratabilir ama ilk neden şeker hastası olmam, allah'a inancım tam sadece dinlere inandığım söylenemez ama bu da oruç tutmama ve saygı göstermeme engel değil yani tutardım. kaldı ki geçmişte de oruç tutuyordum. fakat tutmasak da ilk gece sahura kalkmak sevapmış yani o yüzden gözden uyku akmasına rağmen bi uyumama durumu oldu. bu arada hayırlı ramazanlar.
    #36736981 :)
  • gecenin şarkısı

    30501.
    https://www.youtube.com/watch?v=WdUjXEEHcZE +
    #36736714 :)
  • sözlük yazarlarının itirafları

    176235.
    bu akşam kına gecesi playlisti hazırladık, şu ana kadar yaptığım en eğlenceli eylemdi. hevesli olmama rağmen hiç karışmazdım böyle şeylere ilk defa yaptım ama keşke her kınada bu konuya burnumu soksaymışım. her şeyi bırakıp kına gecesi dj'i olabilirim. liste sayesinde oryantal ve mezdekeden roman havalarına, ankara havalarından rumeli şarkılarına ve boşnak halaylarına kadar uzandık, insanın içini kaynatıyor, oryantale bağlı birinin bu şartlar altında hâliyle yerinde durması da imkânsızlaştı. bu mânâyla da kafa dağıtmış olduk.
    #36735550 :)
  • suriyeli erkekler ile izmirli kızlar evlendirilsin

    25.
    çobanlarının ülkeye doldurduğu iti de, katili de, tecavüzcüyü de içerisinde barındıran suriye halkından elin arabına kendileri gibi çomarları yamamaları gerekirken izmirli kadınları yakıştırabilen yobazın önerisi. evlilik mevzusu tarafların kendi isteği ile gerçekleşir, bu sizin gibilerin önerisine kalmış bir iş değil yani o işler öyle olmuyor işte.
    #36735500 :)
  • insan kaç kere aşık olur

    94.
    kalbi tuvalet değilse 1 kere.
    #36726414 :)
  • gecenin şarkısı

    30470.
    https://www.youtube.com/watch?v=jMOLlQBs_nE +
    #36726304 :)
  • yapılan fedakarlığa yapmasaydın denilmesi

    35.
    insanın içine öküz oturtan durum. kırılgan bir insanı o an kırabilir. yüze vurulmadığı hâlde bunu yapan şahıslar genelde sürekli kendileri uğruna karşılıksız fedakârlık bekleyenler en ufak bir olayda ''yapmasaydın'' demek için de fırsatını kollarlar. bunun bir de anneden duyulanı var, o an başından aşağıya kaynar sular dökülür, ağırına gittiği için de bu bir ömür içinde kalır fakat gönül de koyamazsın zira anadır ne dese hakkıdır.
    #36725605 :)
  • insana mutluluk veren kokular

    30.
    çilekli hindistan cevizi yağının kokusu, çiçek ve şeker kokulu hafif parfümler, bebek kokusu, böğürtlenli şampuanlarımın kokusu, dalin bebek şampuanının kokusu, yağmurdan sonraki toprak kokusu, kahve kokusu, anason kokusu.
    #36725485 :)
  • zamanda geriye gidilse yapılacaklar

    5.
    17-24 yaş arasını daha güzel yaşardım, 2 şerefsiz için kaybolup gitmesine izin vermezdim. ama ''keşke gidilse'' de demiyorum zira o zaman da bu güzel anları bir daha bulamayabilirim o yüzden kalsın en iyisi gidilmesin.
    #36725473 :)
  • en ağır iki duygu

    45.
    birincisi için kin ve hırs arasında kaldım ama ikincisi intikam.
    #36725415 :)
  • kaliteli kadın şarap mı içer rakı mı

    61.
    kadını mal yerine koyanların merak ettiği soru. bol bol su içsin, böbreklerden cildimize kadar pek çok yönden vücut için de sağlık için de yararlıdır fakat benim gibi abartıp 1 günde 6 lt içmesin. 2,5 lt yeterli.
    #36725300 :)
  • yazarlarınn en çok izlediği kanal

    41.
    24kitchen
    cartoon network.
    #36725099 :)
  • sözlük yazarlarının istekleri

    2772.
    yaz mevsiminin toptan kaldırılmasını istiyorum, ilkbaharın da yarısı gitsin, soğuk hava istiyorum, daha çok soğuk hava istiyorum, yağmur yağsın istiyorum, buz gibi olsun istiyorum, efil efil püfür püfür de essin istiyorum. hava o kadar sıcak ve bunaltıcı ki bir de üstüne kısır hiç iyi gitmedi. 7/24 duşta kalsam yine de içimdeki ''yola çıkıcaz ve daha sıcak yere gidicez'' sıkıntısı geçmez, karabasan gibi çöktü üstüme. 24 derece bana 40 derece gibi geliyor, bi yaprak oynamaz mı ya ne biçim bi hava yapmışlar. sahil kasabasından kendimi nerelere atabilirim diye düşünüyorum, bae yerine grönland'a atmak istiyorum kendimi. mikaili bu kadar kızdıran ne olabilir, yazın klimasız ilerleyemiyorum bu hayatta. bu yazı cinnet geçirmeden atlatsam ne iyi olur. bir de şu mart ayından beri beni bekleyen çevirilerimi yapacak birini istiyorum çünkü yorgunum zor geliyor.
    #36723500 :)
  • yeni şeyler getiriyorum